İçimde Kurulan Cumhuriyetin Atası

2012-12-09 02:27:00

 

 

 

Evin Anıl Atılgan...



Oturuyorum sıramda.Yaptığım en iyi iştir,oturmak ve beklemek.Zamanın geçmesini beklemek.Çalan zil ilk benim kulağıma değerdi.Kapıya yönelen ilk ayağın sahibi genelde ben olurdum.İlk adımı atma alışkanlığı o zamandan geliyor.Ne bok olsa ilk adımı ben atardım.İlkokulda da böyleydi,çok sağlam matematiğim vardı, tüm olasılıkları hesapladığımda, dudaklarım saymayı bitirince zil çalardı.


- Zil çaldı,özgürsün artık, siktir git aralarından. - ilk dürtü.


Kapıya doğru hızlı adımlar,bakışlar önde,vücut sallanıyor,çünkü boşvermiş görünmek iyi geliyor.Herhangi bir beklentim yok,hiçte olmadı,olsun istemedim...


Standart.Her zamanki gibi.Bahçeye iniyorum ve ağır ağır turluyorum.Yanımda birileri olabilirdi,ancak bunu ben istedim.Piç kelimesinin sözlük anlamını karşılamasamda ruhen bakıldığında kelimenin tanrısı ben olabilirdim.Yalnızım ve bu benim tercihim.


- Aralarına girersen onlara benzersin.Turlamaya devam et Piç - ikinci dürtü.


Zil yeniden çalıyor.Ama bu benim tercihim değil,bu sistemin çalışma tarzı.Kuralları var ve uymak zorundayız.Yöneticiler böyle istiyor.Daha onlara karşı koyacak güce sahip değilim.Tanrısı olmayan sistemler tarafından sınıfa gönderiliyoruz.Bunda kutsal bir şey aramamıza gerek yok çünkü birisi düğmeye bastı ve kravatlıların ay sonunda maaş alabilmeleri için bize ihtiyaçları olduğunu haber veriyor yada iyi giyimli bir bayanın paraya giden yolda paspasa olan ihtiyacından bahsediyor çalan zil...


Zil sesleri ilkokul yıllarında bana hep bu melodiyi çaldı.Kravatlılar ve iyi giyimli bayanların paraya giden yoldaki ezgileri...


- Sırana otur.Kimseyle konuşmak isteme ahmak herif. -üçüncü dürtü.


Sırama oturuyorum.Ders Türkçe çok iyi hatırlıyorum.Türkçe dersini bana bu denli hatırlatan o bayan giriyor içeriye.Düşünmek istiyorum,ancak zihnim buna engel olmak istiyor.Daha o zamandan DNA'ma zehri salmışlar.Düşündürmemek için.Düşünürsen sistemden çıkarsın.Sisteme sadık kal.Düşünme.Sayısız dürtüler yaratıyorum içimde...


- Düşünme, düşünmek düşürür...-dördüncü dürtü.


Siyah giyinmiş,sadece V bir beyazlık var gömleğinden kaçan.Gömleğini V yapan siyah bir hırkası var üzerinde.Saçları hafiften kıvırcık.Yürüyor.Yürürken topuklarından çıkan ses kulaklarımı deliyor.Bu bayanın yürümesinde bir farklılık var. Ayakları paraya gitmiyor,eğer bu bayan paraya gitmiyor ise,nereye gidiyor ?...


- İnsanlar paraya inanırlar,başka birşey DÜŞÜNME!...-beşinci dürtü.


Öğretmen masanın önünde yürüyüşünü tamamlıyor.Gülümsüyor.Fazla içten.Tüm sınıf dahil olmak üzere rüzgar bile kutsallığının farkında esmiyor.Sessiz.Kimse konuşmak istemiyor.İlk adımı ondan bekliyorlar.Çünkü kimse onu tanımıyor...


- ilk adım? bu senin işin.boka basmak senin işin hadi yap işini!İŞİNİ YAP!... -altıncı dürtü.


Ayağa kalkıyorum.Kendimden emin değilim.Emin olmak için bir şeyler bilmek gerekir.Hiçbir şey bilmiyorum bu bayan hakkında...


Her zamanki gibi işimi yapıyorum boka basıyorum yada ilk adımı atıyorum,aynı şey ikiside.


+ ''Yeni geldiniz bu okula ve türkçe öğretmenisiniz öyle değil mi?'' diyorum.

- ''Evet genç adam güzel tespit'' cevabını veriyor.


Emin olmaya başlıyabilirim,artık bir şeyler biliyorum çok önemli olmasada.


''Evet arkadaşlar'' diyor gözlerini benden çekip 40 küsür kişilik sınıfa tek tek göz taraması yapıyor.Ardından gelen klasik tanışma sahneleri.Herkes tek tek ayağa kalkıyor.Kendini tanıtıyor,böyle anlarda aranızdan ne kahramanlar çıkar bilirsiniz.Daha küçüğüm kendimi tanıtacak kadar kendimi tanımıyorum.Ama büyüyünce doktor olmak istemediğimden eminim.Sıra bana geliyor.Gözümün içine bakan gözlere baktığımda anladığım tek şey var eğer diğerleri paraya gitmek istiyorsa bu bayan ya gerçekten paradan geliyor yada bu şey her neyse paraya inanmıyor.


Kendimi tanıtıyorum.Cümlelerin hepsi kurallı ve imla kurallarına uygun.Kravatım beni ele verebilir ancak buna pek takılmıyor o da farkında olmak istediğimiz insan ile olduğunuz insan arasında fark var.


Hayatım boyunca saymadan geçirdiğim ilk 40 dakika bu.Zil çalıyor hiçbir olasılığı hesaplamadım,zilin çaldığına inanmak istemiyorum,ancak benim dışımda herkes kapıya yöneliyor,bu bir ilk olmalı hiç olasılık hesaplanmadı ve ayaklarım hala sıranın demirine sabit,tepki yok.


- Bahçeye in,turla,son derse gir, konuşma, eve git uyu. - yedinci dürtü...

 

İçimde kurulan cumhuriyetlerin atası olan Evin Anıl Atılgan ile tanışmam.


                                                                                                                   Josef'in Türkçe Hocası VOL1...


Devam edicek...


Şarkılar dinleyin bu arada...



Yunus BAĞRI...

32
0
0
Yorum Yaz